Bir Akşam, Bir Masa, Bir Sürü Hikâye
Son koleksiyonumuz için iş çıkışı Potka Store’da bir araya geldik.
Bu bir lansmandan çok, birlikte durma hâliydi.
Yeni koleksiyonun hikâyelerini paylaştık.
Parçaların hangi sorulardan doğduğunu, hangi duygulara dokunduğunu konuştuk.
Sonra masayı katılımcılara bıraktık.
Herkesin önünde sorular vardı.
Ama cevaplardan çok, anlatılar önemliydi.
Masadaki malzemelerle herkes kendi hikâyesini kurdu;
kimi bir karakter yarattı, kimi bir anıya döndü,
kimi henüz adını koymadığı bir duyguyu şekillendirdi.
Ortaya çıkan hiçbir hikâye birbirine benzemedi.
Ama hepsi bir şekilde tanıdıktı.
Dertleştik, güldük, sustuk.
Yedik, içtik, zamanın yumuşamasına izin verdik.
Bu koleksiyonun kalbinde de tam olarak bu var:
aynı sorular, bambaşka cevaplar.
aynı masa, farklı evrenler.
Akşamın sonunda hatıra fotoğrafımızı çekip dağıldık.
Ama masada kalan şeyler hâlâ bizimle:
paylaşılan cümleler, yarım kalan anlatılar,
ve bir araya gelince çoğalan hikâyeler.
İyi ki geldiniz.
İyi ki hikâyenizi bizimle paylaştınız.



